Fotoğrafları görmeniz için bilgisayarınızda Flash Player yüklü olmalı. Macromedia Flash indir. Eğer Flash'ı yüklediyseniz, fotoğrafları görmek için tıklayın..

Değişim ve gelişim süreç gerektirir. Bir iki ay öncesine kadar teknolojideki durgunluk herkesi baymış ve mevcut teknik özelliklerin bir iki minör değişiklikle sanki yeni bir modelmişcesine tüketiciye sunulması sıkmıştı. Sonunda beklenen gerçekleşti ve değişim gerçekleşti. Herhalde bir ay olmuştur ATI’nin ve NVIDIA’nın yeni GPU’larını çıkarmaları.. Forumlarda herkesin ağzında tek bir laf vardır: “ Rekabet iyidir” diye. Çok klişe olduğundan, kullanılmasından hoşlanmıyorum ve kullananlarından da sadece işin fiyat yönüne vurgu yaptıklarını düşünüyorum ama bu sefer ben de diyeceğim evet rekabet iyidir. Rekabet arttıkça tüketiciler üreticilerin kurallarına bağımlı olmaktan çıkıyor ve üreticiler en iyi hizmeti sunan olmak için çaba gösteriyorlar. Bu konunun en iyi örneği “iki büyükler” ATI ve NVIDIA’dır. Ben ikisinin de farklı alanlarda iyi olduğunu düşünüyorum. ATI mühendisliğe, NVIDIA ise yazılıma para harcıyor. Artık hangisi sizin için daha önemliyse.. 

Bana kalırsa olaya bütünlüklü bakmak gerek. Hani yine forumlarda diyorlar ya fiyat/performans diye.. Aynen öyle.. “Locate and evacuate” crysis mottosuyla hareket edersek önce ihtiyaçlarımızı belirlemeli sonrasında da ona uygun kartı almalıyız. Ama tabii öncelikle editörümüzün tavsiyesine kulak vermeliyiz minimoys.)

ATI’nin yeni 4000 serisi çıktı çıkalı benim gözdem oldu açıkçası. Ancak özellikle yüksek performansı, düşük güç tüketimi ve şahane fiyatıyla beni cezbeden ATI Sapphire HD 4850 oldu.

Tek slot tasarıma sahip kart ilk bakışta HD3850’nin hık demiş burnundan düşümüş gibi. İsimlerindeki farkı yaratan nokta ise teknikleri, tasarımları değil. Gerçi ilk başta 512mb 256-bit GDDR3 belleğe, 625mhz core clock ve 2ghz memory clock’a sahip kartın ne gibi teknik üstünlüğü var diyebilirsiniz. Ben de size derim ki şeytan ayrıntıda gizlidir.

200 küsür dolar (kdv hariç) civarındaki piyasa fiyatıyla bir ekran kartının kullanılabileceği maksimum sürede (ben diyeyim 6 ay siz deyin bir sene) size en iyi hizmeti sunabilecek yegane seçenek bence Sapphire HD 4850. (Bir sonraki upgradede ise yeni kart almaktansa crossfire öneriyorum hatta ısrar ediyorum. Yeri gelmişken söyleyeyim, crossfire bi halta yaramıyor diyenlere kulak asmayın! Bal gibi de işe yarıyor. Testlere de bakıp bir yargıya varmayın. Bu grafik işi başka birşey. Görmeniz lazım o mükemmel renkleri ve akıcı grafikleri!)

Sapphire HD4850, 3000 serisinde olduğu gibi 55nm üretim teknolojisiyle üretilmiş ama biz farklara odaklanalım. HD4850 40 adet doku ünitesine sahip. Ayrıca farketmişsinizdir kart fizik işleme yeteneğine de sahip. Nvidia fizik için Ageia’yı satın alınca, ATI-AMD de kontra atak olarak dünyanın bana kalırsa en iyi fizik işleme motorlarından biri olan Havok’u donanımına eklemiş (entegrasyondan önce AMD ile Havok partner olup mevcut motor üzerinde çalışıp iyileştirmeler de yapmışlar ve bilmeyenler için havok fizik motorunun kullanıldığı bir kaç oyun sayayım da işin ciddiyetini anlayın; The Elder Scrolls IV: Oblivion, Company of Heroes, Halo 2, Age of Empires III, Starcraft II ve Diablo III). Bu da bilgisayar grafiklerinde fizik ağırlıklı bir çağa girdiğimizin de habercisi ayrıca.   

Sadece görüntüde değil, ses açısından da yeni bir çağa giriyoruz. HD4850, HDMI üzerinden 7.1 kanal çıkışlı ses desteği veriyor. Yani kart AC3, DTS, Dolby True-HD ve DTS HD formatlarını destekleyecek ve bilgisayarınızı tam bir multimedya canavarı edecek.

Hiçbirşeyden kısmayarak full paket sunan ve bütün bunları gayet uygun bir fiyatla piyasaya sunan Sapphire HD, yeni medya çağının en değerli kartlarından olacak.