Günümüzde elimizdeki cep telefonlarından farksız, dijital fotoğraf makinaları artık herkesin elinde, cebinde, çantasında bi yerlerinde. Neyse her neremizdeyse.. Ama büyük bir fotoğraf çekme hastalığı herkesi sarmış durumda. Yolda, evde, sevgilinde, sevgilinsiz, derede, tepede... Artık nerdeyse tuvalette bile, anı ölümsüzleştirme derecesine geldik.
Çocukluğumuzdan bu yana biliriz ki fotoğraf makinaları çok gelişti ve bu sayede eski nostaljik zorluklardan kurtulduk. Ay o neydi öyle ya.. Işığın yeşil olmasını bekle, bi gözünü kapat, kırpıştır, vizörden bakacam diye uğraş. Sınırlı poz seçeneği sunan 36, 24 pozluk filmler.. Resmi çekmek bir dert, bir de arkasından sarma kolunu çevir zırt zırt zırt... Hadiii! Öteki resmi çekene kadar arada ne kaçırılmaması gereken kareler kaçıyordu.. Hoş bizim zamanımız yine fevkaledenin fevkindeydi. Fotoğraf makinalarının tarihçelerine bakınca, ilk zamanlar bir fotoğrafın poz haline geçmesi bile 8 saat sürüyormuş. Şimdi ise 8 saniyede çoklu çekimler sayesinde 16 poz arka arkaya çekebilmek mümkün.
Bu haftaki ürünüm Sony Cyber-shot DSC-W300 Dijital Fotoğraf Makinası. Çözünürlüğüyle dövecek dedim ya harbiden de öyle gözüküyor. DSC-W300 soylu Saybır-Şat ailesinin W Serisi kolundan geliyor. Ailenin havalı çocuklarından. 13.6 megapiksel çözünürlüğü ve 2.7” 230.000 piksel LCD ekran var. 156 gram ağırlığıyla oldukça da hafif ve küçük. Bütün üreticilerin megapiksel konusunda rekabete girdiği bir dönemde göz ardı edilemeyecek derece de önemli bir özellik. Manyak derecede kaliteli görüntüler alabilmek mümkün gözüküyor. Demin de dedim ya, arka arkaya resim çekebilme kolaylığı bambaşka birşey. DSC-W300, saniyede 5 poz çekebiliyor. Ve hiç bir anı kaçırmadan ölümsüz anlar arasına eklemeseye fırsat doğuyor. (Gelecekte çoluğunla çocuğunla paylaş artık bu resimleri ..)
Üründe ısrarla, gözümüze Carl-Zeiss Vario Tessar mercek çarptırılıyor. Bu mercek sayesinde oldukça hızlı çekim, parlak ve net görüntüler, kıvamında kontrast ve renk kalitesi, 3X optik zoom ve autofocus(otomatik odaklama) seçenekleri tam aradığınız özellikler olarak ön plana çıkıyor. Carl-Zeiss Vario Tessar mercek küçük makinalar için tasarlanmış bir objektif türü. Bu sayede uzaktaki cisimlerin netliği bozulmuyor. Yani kaliteli bir sensör kullanılmış. 3X optik zoom yönünden biraz eksik kalmış ama kullandığı mercek ve 13.6 megapiksel çözünürlük oranı bunu fazla çaktırmıyor gibi görünüyor. Bunun yanında 6X hassas dijital zoom ile görüntü kalitesini korurken, elektronik olarak zoom mesafesini arttırıyor. Makro teknolojisi ile gelişmiş bir odaklama teknolojisine daha parmak basan DSC-W300 ile küçük ve ayrıntılarına önem verilmesi gereken karelerde mükemmel bir odaklama yapıyor ve yakın resimler çekmeyi sağlıyor.
Smile Shutter ve Yüz Algılama yapabilen DSC-W300, asık suratlı yada istediğiniz gibi çıkmayan fotoğraflarda imdadınıza yetişiyor ve gülüseyen suratları yakaladığı anda şak diye fotoğrafı çekiyor. Arka planda bu işlevlerin çalışmasını sağlayan Bionz İşlemci kullanıyor. Ayrıca, Akıllı Sahne Tanıma özelliği ile de nesneye göre doğru çekim modunu otomatik olarak seçiyor. (Wuuu!)
Saybır-Şat ailesinin bu çocuğunda, ISO 80/100...3200 arası ışık hassaslığı özelliği var. Yani ışık konusunda sorununuz kalmıyor. Arka planda ışık az yada çoksa gerekli ayarı yapıp, gece yarısı bile gündüzmüş gibi resimler çekebilmek mümkün. NR yavaş deklanşör özelliği ise, ışığın yetersiz oolduğu ortamlarda fotoğraf çekerken, ayarlanan poz bekleme süresine göre görüntüde oluşan sorunları, parazitleri algılıyor ve net pozlar yakalamanızı sağlıyor. Kırmızı göz yokedici ve Flaş moduyla birlikte çalışan DSC-W300 ile kişinin resmi çekilirken irisini küçültüyor, daha az ışık kullanıyor ve kırmızı göz sorununu da ortadan kaldırıyor. Süper SteadyShot özelliği ile de titremeyi algılayarak önlüyor ve bu da eşittir daha az bulanıklık. Desteklediği bellek seçenekleri ise; Memory Stick Duo ve Memory Stick PRO Duo yüksek hızlı bellekler. Resimlerinizi Jpeg, video çekimlerini Mpeg olarak kaydediyor. Resimlerin kadedilmesini beklemek sinir dolu anlara sebebiyet verebilir. Ama üzülmeyin; Burst Modu ile arada kullanılan bir tampon bellek sayesinde her fotoğraf çekimi arasındaki veri iletimi hızlanıyor. Böylece, bütün resimler beklemeksizin kaydediliyor ve bir daha yakalayamayacağınız pozları kaçırmadan çekime devam edebiliyorsunuz. Video kayıt konusunda da oldukça başarılı. Mpeg VX ince hareketli görüntü boyutunda, 640x480 çözünürlük ve 3 fps destekliyor. 12 adet de değişik sahne modu bulunuyor.
DSC-W300 aynı bir multimedya kutusu gibi.. Menü seçeneklerinde de yok yok kullanım kolaylığı sağlayan herşey bu makinada. High Definition kalitesinde görüntüler ve videolarınızı oynatmaya olanak sağlıyor. Bunun yanında resimleri slayt gösterisiyle oynatma, müzikli slaytla oynatabilme seçenekleri de mevcut. Videolarınızı izlerken ileri geri sarabilme ve Indeks Gösterimi ile de, tüm çektiğiniz resimlere genel olarak bakabilme, resimleri seçebilme, korumaya alabilme, silebilme yada baskı için işaretleyebilme seçenekleri sunulmuş.
Artı olarak, kalan pil göstergesi, histogram göstergesi, kalan hafıza miktarı göstergesi, kolaylık sağlayan Türkçe menü seçeneği ve bunun yanında bir çok dil desteği de mevcut. En iyi poz çekeceğimiz zamana da artık DSC-W300 karar veriyor. Bunun için, adamlar Pozlama Uyarısı Göstergesi bile yapmışlar. Pozu iyi yakaladığınızda size çekim yapmadan önce yeterli yada yetersiz durumlara göre uyarı veriyormuş. Zaman geçtikçe biz mi teknolojiye hükmediyoruz, yoksa teknoloji mi bize? Baksanıza çekeğiniz pozdan, bilmem neye kadar her şeyi bize DSC-W300 söylüyor. Bu da ayrı bir mesele..
USB 2.0 ve HD ile çoklu kullanım jakları ile 2 türde bağlantı seçeneği verilmiş. Sony'nin geliştirmiş olduğu Photo HD TV özelliği ile de yüksek çözünürlüklü fotoğraf aktarımı sağlıyor. Bu makinada yok yok daha ne denir. Bana bu kadar özelliği inceleyip anlattıktan sonra yine şiddetle tavsiye etmek kalıyor. İstanbul'da olan ve fotoğraf tutkusu olan arkadaşlar, bu haftasonunu, bizi çözünürlüğüyle dövecek, piksel zengini DSC-W300'ünüzü alıp, şöyle bir vapura atlasanız, Türlü güzellikteki yerleri keşfetseniz. İstanbul'un O güzelim tarihi dokusunu mükemmel kareler yakalayarak arşivinize ekleseniz. Kız kulesi, Galata Köprüsü yada deniz ve gökyüzünün türlü mavilikleriyle birleşmiş bir boğaz manzarası. Yada martılara simit atan bir teyze. Sadece İstanbul değil tüm diğer şehirlerimizdeki arkadaşlar, elbette ölümsüzleştirilecek güzel anlar vardır ama sadece Sony Cyber-Shot DCS-W300 ile.. Ya da DSC-W300'ünüz varsa her an ölümsüzleştirmeye değer :)